On İkinci Kalkınma Planı Meclis’te: “AİHM karalarında söz sahibi olma” hedefinden vazgeçildi, 2028’de enflasyonun yüzde 4,7’ye düşeceği öngörüldü

2024-2028 yıllarını kapsayan On İkinci Kalkınma Planı, TBMM’ye sunuldu. Kalkınma Planı’nın “Adalet Hizmetleri” ile ilgili bölümünde; yeni Anayasa’nın yanı sıra “Yeni bir ‘Yargı Reformu Stratejisi’ ve ‘İnsan Hakları Eylem Planı” hazırlanması hedeflendi. On Birinci Kalkınma Planı’nda da yer alan “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile yapıcı iş birliği sürdürülecektir” hedefi, yeni planda da yerini korudu. Ancak “Alınan kararlarda söz sahibi olmak üzere aktif rol üstlenilecektir” politikası yeni planda yer almadı. Öte yandan 12. Kalkınma Planı’nda, 2028’de enflasyonun yüzde 4,7’ye düşeceği öngörülürken, plan sonunda seyahat gelirlerinin 82,8 milyar dolar olması hedeflendi.

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından hazırlanan On İkinci Kalkınma Planı, TBMM’ye sunuldu. Kalkınma Planı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyelerine dağıtıldı. Kalkınma Planı’nın “Adalet Hizmetleri” ile ilgili bölümünde, şu politika ve tedbirler sıralandı. Plana göre, küresel ticarette yeşil dönüşüm ve dijitalleşme odağında şekillenen koşullar dikkate alınarak değer zincirlerindeki konumun daha ileri seviyelere taşınması yoluyla katma değeri yüksek ihracat potansiyeli artırılacak.

Enerji ve imalat sanayisinde ithalat bağımlılığı düşük seviyelere indirilecek. Turizmin yanı sıra yazılım gibi alanlarda hizmet gelirlerinin çeşitlendirilerek üst seviyelere çıkarılması yoluyla cari işlemler dengesinde sürdürülebilir bir iyileşme sağlanacak.

2028’de ihracatın 375,4 milyar dolar, ithalatın 481,4 milyar dolar olacağı öngörülürken, cari işlemler dengesinin 2,8 milyar dolar açık vereceği tahmin edildi.

Seyahat gelirlerinin 82,8 milyar dolara yükselmesi; uluslararası doğrudan yatırım girişinin ise 27 milyar dolar olması bekleniyor.

Enflasyon hedefi yüzde 4,7

Para politikası araçları enflasyon oranını düşürme amacıyla güçlü bir şekilde kullanılmaya devam edilecek. Maliye ve gelirler politikaları, para politikasıyla koordineli olarak yürütülmesi hedeflendi. 2023’te enflasyonun yüzde 65 olacağı tahmin edilirken, 2028’de yüzde 4,7’ye düşeceği öngörüldü.

Para politikası kararları, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları başta olmak üzere enflasyonu etkileyen tüm unsurlardaki gelişmeler dikkate alınarak oluşturulacak.

Dar gelirli vatandaşların konuta erişimi kolaylaştırılacak

Konut kira ve satışlarındaki fiyat artışlarının enflasyon üzerindeki olumsuz etkilerinin giderilmesine yönelik konut arzını artırıcı ve konuta erişimi kolaylaştırıcı uygulamalar hayata geçirilecek.

Kira ve konut fiyatlarındaki gelişmeler de göz önünde bulundurarak, salgın döneminde daralan konut arzı hızla artırılacak. Depremin oluşturduğu konut stokundaki kayıpların telafisine yönelik yeni sosyal konut projeleri geliştirilecek. Dar gelirli vatandaşların konuta erişimi kolaylaştırılacak. Kamunun uygun koşullarda sağladığı konut kredileri ilk kez konut edinimini destekleyecek; dar ve orta gelirli vatandaşlar için belirli standartlarda ve uygun fiyat aralığında olacak şekilde yeni başlayan projelere yönlendirilecek.

Konut ve işyeri kiraları ile ikinci el araçların satışına ilişkin idari kayıt eksikliklerinin giderilmesi sağlanacak.

İstanbul Finans Merkezinin uluslararası finans sistemine entegrasyonu güçlendirilecek

Finans sektöründe ortak dijital altyapı kullanımı ve çeşitli operasyonların ortaklaştırılması yoluyla maliyetlerin azaltılması sağlanacak. Bankaların ve banka dışı finansal kuruluşların ihtiyaç duydukları altyapılara eşit şartlarda ulaşmaları için gerekli önlemler alınacak.

İstanbul Finans Merkezinin finansal piyasaların derinleşmesine daha etkin bir biçimde katkı vermesi sağlanması planlanırken, Merkezin uluslararası finans sistemine entegrasyonu da güçlendirilecek.

Ayrıca, İstanbul Finans Merkezi kapsamında yenilikçi, kapsayıcı ve dinamik bir katılım finans ekosisteminin oluşturulmasına yönelik katılım esaslı faaliyet gösteren fintek kuruluşları desteklenecek.

Borsada işlem gören şirketlerin piyasa değerinin gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranının Plan sonunda yüzde 70’e çıkması hedeflenirken, katılım bankalarının toplam varlıklarının GSYH’ye oranının da yüzde 15’e yükseleceği tahmin edildi.

Plan döneminde kamu maliyesinin güçlü ve sürdürülebilir yönü devam ettirilecek. Bütçe açığının GSYH’ye oranının plan dönemi sonunda yüzde 2 olması öngörülüyor.

Afet sonrası iyileştirmeye ve risklerin azaltılmasına yönelik harcamalar hariç kamu açığı, mali konsolidasyon uygulamalarıyla kontrol altında tutularak kamu mali göstergelerinde iyileşme sağlanacak. Mali disiplin, Plan döneminde makroekonomik istikrarın önemli bir çıpası olmaya devam edecek.

Nüfusun yaşlanmasının sosyal güvenlik sistemi üzerindeki etkilerinin azaltılması için bakım sigortası ve mesleki rehabilitasyon uygulamaları hayata geçirilecek.

Planda, “Adalet Hizmetleri” alanında hedeflenen politika ve tedbirler şöyle sıralandı:

“Çağın gereklerine uygun, daha özgürlükçü, kapsayıcı ve demokratik bir Anayasa hazırlanacaktır. Anayasada güvence altına alınan temel hak ve özgürlükler güçlendirilecektir. Katılımcı bir hazırlık süreciyle yeni bir ‘Yargı Reformu Stratejisi’ ve ‘İnsan Hakları Eylem Planı’ hazırlanacaktır. İfade özgürlüğünün güçlendirilmesi amacıyla uygulamadaki eksiklerin tespitine yönelik çalışmalar yapılacaktır. Ülkemizde insan hakları alanında çalışan kurumların kurumsal kapasiteleri geliştirilecektir.

“Alınan kararlarda söz sahibi olmak üzere aktif rol üstlenilecektir’ hedefine yer verilmedi”

BM, Avrupa Konseyi, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) nezdindeki insan hakları mekanizmaları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile yapıcı işbirliği sürdürülecektir.”

On Birinci Kalkınma Planı’nda “BM, Avrupa Konseyi, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı nezdindeki insan hakları mekanizmaları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile yapıcı işbirliği sürdürülecek ve alınan kararlarda söz sahibi olmak üzere aktif rol üstlenilecektir” ifadeleri yer almıştı. AİHM kararları ile ilgili olarak yeni planda, “alınan kararlarda söz sahibi olmak üzere aktif rol üstlenilecektir” hedefine yer verilmedi.

“Adalet Hizmetleri” alanında belirlenen diğer bazı politika ve tedbirler ise şöyle:

“Uluslararası insan hakları mekanizmalarının gündeminde bulunan veya gündeme getirilmesinde yarar görülen konularda kabul edilecek kararlara ortak sunucu olma yönünde faaliyetler yürütülecektir. Ayrımcılık ve nefretle mücadele güçlendirilecektir. Ayrımcılık ve nefretle mücadele alanında izleme ve denetim mekanizmaları güçlendirilecektir. Yargının bağımsızlığı, tarafsızlığı ve şeffaflığı güçlendirilecektir.

“Hakim ve savcılara ilişkin disiplin süreci gözden geçirilecek”

Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı bakımından sorun oluşturan unsurların tespiti için durum analizi yapılacak, bu husustaki iyi uygulama örnekleri ile uluslararası standartlar incelenerek rapor hazırlanacaktır. Hâkim ve savcılara ilişkin disiplin süreci hukuki öngörülebilirlik, hâkimlik teminatı ve hak arama hürriyeti çerçevesinde gözden geçirilecektir.

“Lekelenmeme hakkının daha etkin biçimde korunması için çalışılacak”

Lekelenmeme hakkının daha etkin korunması için Cumhuriyet savcılarının takdir yetkilerinin genişletilmesine yönelik çalışma yapılacaktır.

Planın, “2053 yılında Türkiye” başlığı altında şunlar sıralandı:

Türkiye ekonomisinin üst gelir grubunda bir ülke olarak küresel ölçekte rekabetçiliği ve yenilikçiliği teşvik eden yapısal dönüşümleri gerçekleştirerek 2053 yılında ilk 10 ekonomi, satın alma gücü paritesine göre ise ilk 5 ekonomi arasında yer alması hedeflenmektedir.

En değerli 100 markası arasında en az 5 markaya sahip olunması

2053 yılında dijital dönüşümde öncü, sürdürülebilirlik kriterlerine uygun, rekabetçi ve verimli üretim yapan imalat sanayiimizin yüksek teknolojili üretim ve ihracatta OECD ortalamalarının üzerine çıkması hedeflenmektedir. Dönem sonunda imalat sanayiinin GSYH içindeki payının yüzde 30’u aşarak, imalat sanayii üretimi açısından dünyanın ilk 10 ülkesi arasında yer alınması, yüksek teknolojili sanayilerin imalat sanayii ihracatında yüzde 3 civarında olan payının dönem sonunda yüzde 17’ye yükseltilmesi, savunma sanayii ihracatında ise ilk 5 ülke arasında yer alan güçlü ve nitelikli üretim kapasitesine sahip bir ülke olunması amaçlanmaktadır. Yüksek katma değerli üretim yapısının sağlanmasının yanı sıra markalaşmanın desteklenerek dünyanın en değerli 100 markası arasında en az 5 markaya sahip olunması hedeflenmektedir.

İnsani Gelişme Endeksi’nde ilk 20 ülke arasına girme

İnsani Gelişme Endeksi sıralamasında ülkemizin 2053 yılında ilk 20 ülke arasına girmesi hedeflenmektedir. Önümüzdeki otuz yıllık dönemde, yoksulluğun tamamen ortadan kalkması, gelişmiş ülke refahının yurt sathına adil ve dengeli bir biçimde yayılarak Gini katsayısının 0,30 seviyesine gerilemesi beklenmektedir.”

Dijital TL, 2028’de kullanıma sunulacak

Planda; “2028 yılında fiziksel parayla birlikte kullanıma sunulacak olan dijital Türk lirası tüm ekonomik, sosyal ve toplumsal boyutlarıyla geliştirilerek tedavüldeki tek para haline gelecek, finans sektörü, 2053’e giden süreçte teknoloji ihraç eder konumda olacaktır” ifadeleri yer aldı. (AA/Anka)

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx